Haber Detayı

Türk Hava Kuvvetleri Baltık Hava Polisi görevinde

Türk Hava Kuvvetleri Baltık Hava Polisi görevinde
15.01.2026

Türk Hava Kuvvetleri, NATO’nun Baltık Hava Polisi görevine katılıyor. Önümüzdeki günlerde F-16 savaş uçaklarımız Estonya’daki Ämari Hava Üssü’ne konuşlanarak, Baltık semalarında devriye uçuşları gerçekleştirecek. Bu göreve ise uzun yıllardır Yunanistan yoğun uçuşlarını gerekçe göstererek katılmıyor.

NATO’nun 2004’ten beri yürüttüğü bu görev, NATO’ya 2004 yılında katılan Estonya, Letonya ve Litvanya’nın hava savunma ve hava sahası kontrolünü üstleniyor. Bu üç ülkenin kendi hava kuvvetleri sınırlı olduğu için, NATO üyesi ülkeler dönüşümlü olarak bölgeye savaş uçağı ve personel gönderiyor.

Ortalama 4 ay süren görevlerde, uçaklar 24 saat esaslı alarmda tutuluyor ve herhangi bir ihlal ya da şüpheli hava aracı tespit edildiğinde çok kısa sürede havalanarak müdahale ediyor.

Görev özellikle Ukrayna savaşı sonrası bölgede artan Rus Hava Kuvvetleri hareketliliği nedeniyle daha kritik hale geldi. Rus uçakları sık sık uluslararası hava sahasına girerek provokatif uçuşlar yapıyor; NATO uçakları da bu hareketleri izliyor, tanımlıyor ve gerektiğinde gölgeliyor.

Türk Hava Kuvvetleri bu göreve daha önce de (ilk olarak 2006’da) katılmıştı. Şimdi de bir F-16 filomuz bölgeye intikal ederek, hava-hava mühimmatlı uçaklarla görev yapacak. Bu katılım, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yüksek hazırlık seviyesi, bakım kabiliyeti ve uluslararası operasyon tecrübesini bir kez daha ortaya koyuyor.

Tolga Özbek’in videosu için tıklayın

Bu konuyla ilgili bir başka nokta ise Yunan Hava Kuvvetleri’nin bu göreve katılmaması. Yunanistan, Ege ve Balkanlar’daki ulusal görev yükünün çok yüksek olduğunu, bu nedenle NATO’nun ortak misyonlarına uçak ve personel ayırmadığını savunuyor.

Ancak bu yaklaşımın arkasında, bakım altyapısındaki yetersizlikler, pilot sayısı problemi ve uçakların operasyonel hazır olma oranlarının düşük olması gibi yapısal sorunlar da yatıyor.

Türk Hava Kuvvetleri ise tüm bölgesel tehditlere ve terörle mücadeleye rağmen, hem ulusal hem de uluslararası görevlerde yüksek hazır olma oranını koruyor. Bu tür NATO görevleri aynı zamanda ittifak içindeki dayanışmayı gösteriyor ve Türk pilotlarının tecrübe kazanmasına da katkı sağlıyor.